31 Mayıs 2008 Cumartesi

"BASİT YAŞAYACAKSIN"


Basit Yaşayacaksın

Basit yaşayacaksın.
Basit.
Mesela susayınca su içecek kadar basit...
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin
"seni seviyorum" gibi
Basit bir öpücük yetecek sana...
Basit, sıcak bir öpücük;
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,
tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
Öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir
mektup olacak en değerli kağıdın
hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman,
ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman
ve
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak:
Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun
dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz romanını;
Pankreasının sağlığına dua edeceksin
kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten
çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
asıl oturacağını bilemediğin sofrada,
parmakların en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en
karmaşık denklemleri.
İskender'in kılıcı duracak avukat
rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda doğru basılmış
bir fa diyezin mutluluğunu
Makyajı ilk "a" sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
Bilmiyorum" diyebileceksin
bilmediğinde ve
çok normal olacak "bilemeyişin".
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir "istemiyorum" diyebilmeye,
Ne durduğu fark etmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için
kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak "bilgini"
en hızlı "sayan"
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş
gibi
basit...Çay simit ve peynirle

Dr.Yalçın Ergir


Çok beğendiğim bu şiiri hep Nazım Hikmet'e ait sanıyordum.Az önce internette araştırdığımda Dr.Yalçın ERGİR'e ait olduğunu öğrendim.
O gözle okuduğumda gerçekten de şiirin daha yakın bir zamanda yazılmış olabileceğini farkettim.

Bir kaç gün önce bir iş için Gölbaşı'na gittiğimde bu gelincikleri gördüm.Hemen arabayı çektim sağa ve fotoğraflamaya başladım.

Uzun bir aradan beri ilk kez bu kadar fazla gelinciği bir arada görmek beni çok mutlu etmişti.

Bu güzellikleri sizinle de paylaşmak istedim.

7 yorum:

Mebrule dedi ki...

Yani, öylesine ciddiye alacaksin ki yasamayi, yetmisinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

hem de öyle çocuklara falan kalir diye degil, ölmekten korktugun halde ölüme inanmadigin için,

yasamak yani agir bastigindan...

N.Hikmet

Gune siirle baslamak ayri bir guzellik katti, tesekkur ederim...

Sevgiler...

Betül dedi ki...

Ne güzel olurdu hırslarımızdan ve yokedici tutkularımızdan arınarak bakmak.

Sevgilerimle.

Eda dedi ki...

Şiir çok anlamlı canım ya..Çok iyi geldi şu ruh halime..
Biliyomusun gelinciklere bayılırım..Aynı foto.daki gibi tarlada olanlara ama, koparılmışlara değil..Yeşil ve kırmızının o muhteşem uyumu..Ellerine sağlık çok güzel resimlemişsin..
Sevgiler

Adsız dedi ki...

hülyacağım çiçekler harika

Pelin dedi ki...

Merhaba,
Şiir de çok güzel gelincikler de.
Gelincik görmeyeli çok oldu.
Sevgilerimle

Tombuk dedi ki...

Hülyacığım,

Şiir çok anlamlı.. Keşke böyle yaşayabilsek..

Gelincikleri ne kadar güzel resimlemişsin.. Fotoğraflar harika vallahi.. Ne güzel bir şey, böyle etrafımızdaki güzellikleri bizlerle paylaşman..

Teşekkür ederim canım..

Sevgiler :)

A.Y. dedi ki...

Öyle huzur veriyor ki bu görüntüler insana. Bir an o şehrin karmaşasından uzaklaştırıveriyor sizi. Çocukluğumda anneannemle kırlarda dolaşmayı ne kadar severdim. Ne kadar özlemişim o günleri.

Teşekkür ederim.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin