07 Kasım 2009 Cumartesi

PEÇETE HALKALARIM

Son günlerde peçete halkaları yapıyorum..dostlarıma hediye ediyorum.

Bir şeyler üretmeyi seviyorum. En güzel hediyenin de emek verilen olduğunu düşünüyorum.

Bunlar da sonbahar yaprakları...

02 Kasım 2009 Pazartesi

ANNEMİN ÇEYİZ SANDIĞI


Şu malum grip salgını bize uğramasa olmazdı.
Önce Arda sonra da ben...
Ev revir gibi ...
Günlerdir eve kapanıp kaldık çok sıkıldım artık.
Bloga yeni bir şeyler eklesem dedim arşive baktım, geçtiğimiz kış düğün hazırlıkları sırasında annemin sandıktan çıkardığı el emeği işlemelerin, dantellerin fotoğraflarını buldum.




















27 Ekim 2009 Salı

...


DAHA YAŞANACAK ÇOK ŞEY VARDI….

Daha yapılacak ne çok şey vardı;
Neden bu kadar erken gittin arkadaşım…
Çocukların büyüdüğünü görecektik hep birlikte…
Daha koşturulacak ne çok duruşma bekliyordu seni
Büroda tamamlanacak dilekçeler
Adliye koridorlarında daha çook çaylar içecek daha çoook organizasyonlar yapacaktık be arkadaşım.
Daha çok brunchlarda buluşacaktık her ayın ilk pazarı…
Yine kahkahalar çınlatacaktı etrafı…
Çocukların mezuniyetini görecektin arkadaşım
Daha Helin’in genç kız olduğunu
Barış’ın delikanlı olduğunu görecektin…
Dede olacaktın sen…
Reyhan’la birlikte yaşlanacaktınız
Torunlarımızı görecektik hep beraber…

Şimdi uzaklarda bir yerlerde gülümsüyorsundur belki hınzırca
“ben hep genç avukat olarak kalacağım işte”

Daha çok erkendi be arkadaşım.

Yüreğimizdeki yerin hep var olacak
Işıklar içinde yat sevgili arkadaşım, kardeşim..

15 Ekim 2009 Perşembe

YOĞURTLU BULGUR SALATASI


MALZEMELER

1 Su bardağı köftelik bulgur
2 Su bardağı yoğurt
(yoğurt çok katı olmasın
gerekirse içine biraz su ilave edilerek seyreltilebilir)
2-3 Taze soğan
2-3 kaşık mayonez
Sarmısak
İnce kıyılmış maydanoz ve dereotu
Tuz
1 Su bardağı kadar çekilmiş ceviz


YAPILIŞI

Bulgurla yoğurdu iyice karıştırıp kapaklı bir kapta buzdolabına kaldıralım. Bir gece bekletelim.
Ertesi gün kabaran bulgurlara gerekirse biraz daha yoğurt ekleyelim. Bu sırada dövülmüş sarımsakları da ilave edelim.

İncecik kıyılmış yeşillikleri, tuzunu, mayonezi ve cevizleri de ekleyip karıştıralım.
Servis tabağına alıp üzerine kırmızı biberli yağ gezdirelim.

11 Ekim 2009 Pazar

ÇAY SOFRASI

Uzun bir ara oldu değil mi ?

Son iki haftadır evdeki internet bağlantısında problem yaşadık.
Okulların açılması ile benim tempom da artınca uzak kaldım tabii...

Cumartesi günü dostlarımı ağırladığım çay sofrası ile döndüm.

Seyhan'ın Tavuklu Bademli Salatası


Kuru Domates Salatası


Yoğurtlu Bulgur Salatası
(Çakma Yoğurtlu Köfte diye adlandırdım ben , yoğurtlu köfteyi çok seven Arda kabul etmedi ama..)

Ispanaklı Jambonlu Krep Ruloları

Patatesli Galeta Unlu Poğaça
Bu poğaçanın tarifini Yeşil Kivi'den aldım.

Sakızlı Lor Kurabiyesi


Grissini
Bu tarif de Yemek Bahane'den...
Daha önce de denemiş ve çok beğenmiştim bu grissinileri ama bu sefer biraz tombul oldular ilk yaptıklarım daha başarılı olmuştu bence.
Denemenizi öneririm.

Frambuaz Soslu Cheesecake
Her zamanki tarifimden yaptım.Frambuaz sosu içinse bir miktar frambuazı pudra şekeri ile birlikte blendırda karıştırdım.

25 Eylül 2009 Cuma

"KOCAGÖRMEZ"


Bu böreğin adı nedir biliyor musunuz ?

"Kocagörmez"

Gebze'ye özgü bir lezzet.

Gebze gelini olarak ben de çok sevdim "kocagörmez"i..

Bayram sabahının en popüler ferdi kendileri idi.

Koca tepsi börek bir çırpıda bitti. Böyle şeyler de kalabalıkla güzel oluyor değil mi ?

Bu bir dilimin fotoğrafını çekebilmem bile mucize oldu.

Neden bu böreğe "kocagörmez" denmiş ,çeşitli rivayetler var.

Tarifi mi ?

Sadece soğanla yapıldığını söyleyip tarifi ve böreğin ismine dair hikayeleri merak edenleri Sevgili Kuzen Gülçin'in yepyeni bloguna yönlendirmek istiyorum ne de olsa o doğma büyüme hakiki öz Gebzeli...

11 Eylül 2009 Cuma

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR...



Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle

Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:

Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.


Arşivde bekleyen ama bir türlü yayınlayamadığım fotoğrafları bulamadım bilgisayarda...

Umarım uçmamışlardır.

Ben de Ataol BEHRAMOĞLU'dan bir şiir ve Arsuz'dan sardunya görüntüsü ekledim bu sefer...

Blog Widget by LinkWithin